11 Mart 2026
Birleşmiş Milletler yerine neden Barış Kurulu?

Birleşmiş Milletler yerine neden Barış Kurulu?

“`html

Birleşmiş Milletler’in Geleceği ve Yeni Barış Kuruluşları

Dünya tarihine damgasını vuran iki büyük savaşın yıkımlarının ardından, 26 Haziran 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler (BM) ne durumda? Uluslararası ilişkilerdeki iki kutuplu yapının ve global uzlaşıların simgesi olan BM, aynı zamanda bireylerin devletine karşı haklarını koruyan bir yapı olarak önemli bir role sahip. Ancak, uzun süredir temelleri çatırdayan bu kuruluş için, günümüzde karşılaşılan zorluklar daha da belirgin hale geldi. Özellikle Gazze’deki insani kriz, BM’nin işlevselliğini sorgulatıyor. Bu bağlamda, “Gazze Barış Kurulu” ve onu takip eden genel bir Barış Kurulu’nun oluşturulması yönündeki çabalar, dikkatle izlenmesi gereken gelişmeler arasında yer alıyor. Rojava’daki ablukalar ve Ortadoğu’daki gerginlikler göz önüne alındığında, BM Güvenlik Konseyi’nin bu konuya kayıtsız kalması dikkat çekici bir durum.

Gazze Barış Kurulu Nedir?

“Gazze Barış Kurulu” ilk kez 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e düzenlediği saldırının ardından gündeme geldi. Bu saldırının ardından İsrail’in uyguladığı yerleşimci politikalar ve soykırım uygulamaları ile ilgili olarak, ABD tarafından Eylül 2025’te BM Güvenlik Konseyi’ne önerildi. 17 Kasım 2025 tarihindeki toplantıda, BMGK’nın 15 üyesinden 13’ü tarafından onaylanan bu kurul, 2803/2025 sayılı kararla hayata geçti. Kurulun başlıca hedefleri arasında, Gazze Bölgesi’nde güvenli bir yönetim oluşturmak, istikrar sağlamak ve bölgenin yeniden inşası için çözümler geliştirmek yer alıyor.

Barış Kurulu Faaliyetleri

“Gazze Barış Kurulu”nun oluşturulmasına karşılık, ABD Başkanı Trump, 15 Ocak 2026’da bu yapıyı “Barış Kurulu” (Board of Peace) olarak tanımladı. Trump, BMGK’den yeterli destek görmediğini savunarak, “BM bana yardımcı olmadı” dedi. Bu durum, yeni bir barış kuruluşunun yaratılması yönünde iddiaların doğmasına neden oldu. Barış Kurulu’nun sadece Gazze ile sınırlı kalmayıp, uluslararası düzeyde etkili olacağı ve ülkelerden kalıcı üyelik için önemli mali taleplerde bulunacağı düşünülüyor. Bu gelişmeler, dünya genelinde iki farklı barış girişiminin mevcudiyetini gündeme getiriyor.

Ülkelerin Katılımı

ABD yönetimi tarafından “Barış Kurulu”na davet edilen ülkeler arasında Arnavutluk, Arjantin, Azerbaycan, Bahreyn, Belarus, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye gibi ülkeler yer alıyor. Bu ülkelerin birçoğu, özel anlaşmalarla kurula katıldıklarını bildirdi. Ancak bazı ülkeler, örneğin Fransa, İspanya ve İtalya gibi, bu daveti açıkça reddetti.


Davos’ta Gazze için Barış Kurulu imza töreni

Davos’ta Gazze için Barış Kurulu imza töreni

22 Ocak 2026

Yürütme Kurulu Üyeleri

Barış Kurulu’nun yürütme organında yer alanlar arasında ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump’ın danışmanı Steve Witkoff ve Tony Blair gibi tanınmış isimler bulunuyor. Bu kişilerin özgeçmişleri, yeni bir yönetim modelinin nasıl şekilleneceğine dair önemli veriler sunuyor. Barış Kurulu’ndaki önemli isimler arasında ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri ve Hollanda gibi ülkelerin temsilcileri de yer almakta.

Birleşmiş Milletler ve Geleceği

BMGK’de “Gazze Barış Kurulu”nun oluşturulması, önemli bir kuşak geçişinin habercisi. İkinci dünya savaşından bu yana kendisine olumlu oy verilen bu etkin yapı, şimdi yeni bir dönemin eşiğinde. Ancak bu durum, yalnızca kimin hangi gücü desteklediği ile sınırlı bir mesele değil; dünya genelindeki topluluklar için insani hukuk açısından da ciddi endişeler doğuruyor. Kapitalizmin krizi, BM’nin etkisini yitirmesi ile birlikte derinleşebilir. Sermaye odaklı politikalar, gelecek üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olmaya devam ediyor.

Sonuç: Zaman Mücadele Zamanı

BM üzerindeki baskılar ve kurulan yeni barış yapıları, mevcut dinamiklerin toplumlar üzerindeki etkilerini derinleştiriyor. Küresel düzeydeki hareketlerin, hakların korunmasına yönelik bir direniş oluşturması gerekliliği daha da önem kazanıyor. Bu, sadece bir örgütlenme meselesi değil; aynı zamanda dünya halklarının ortak mücadele zehirini oluşturan bir mesele. Zaman, uluslararası dayanışmanın ve mücadele ruhunun yeniden canlanma zamanıdır.

Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu‘nun bianet’te yayımlanan tüm yazılarını görmek için tıklayın.

(OH/TY)

“`