Gülistan Doku Soruşturmasında Şok Gelişme: Başhekim Çağdaş Özdemir, Olay Yerinden Geçmiş!

Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada çarpıcı detaylar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Gülistan Doku’nun ailesinin avukatı Ali Çimen, dönemin Tunceli Devlet Hastanesi başhekimi Çağdaş Özdemir’in, Gülistan’ın son görüldüğü yerden aracını kullanarak geçtiğine dair PTS kayıtlarının bulunduğunu açıkladı. Çimen, “Çağdaş Özdemir, artık sadece örtbas etme çabalarının ötesinde, Gülistan’a yönelik gerçekleştirilen insan öldürme vakasından da sorumlu hale gelmektedir.” şeklinde konuştu. Soruşturmayı yeniden ele alan Tunceli’ye atanan Türkiye’nin üç kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve başladıktan sonra Gülistan Doku dosyasını incelemeye aldı. Başsavcı Ebru Cansu’nun talimatları doğrultusunda, ‘Jandarma Dedektifleri’ olarak bilinen Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) tarafından özel bir ekip oluşturuldu.…

Ege Denizi’nde Yasa Dışı Göçü Önleyen Teknoloji: 28 Kaçak Göçmen Yakalandı

Muğla’nın Milas ilçesi açıklarında, yasa dışı yollarla yurt dışında kaçmaya çalışan göçmenlerin bulunduğu lastik bot, Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın mobil radar sistemi tarafından tespit edildi. Gerçekleştirilen operasyon neticesinde 28 düzensiz göçmen yakalandı. Sahil Güvenlik Komutanlığı, Muğla kıyılarında meydana gelen yasa dışı göç olaylarını engellemek için 7/24 devriye hizmeti vermekte. Milas bölgesindeki başarılı bir operasyonda, teknolojik araçların etkin kullanımı ile düzensiz göçmenlerin denize açıldığı belirlendi. Mobil Kıyı Gözetleme Aracı (MORG), gece saatlerinde denizde meydana gelen şüpheli hareketlilikleri tespit etti. Kısa sürede bölgeye ulaşan Sahil Güvenlik ekipleri, hareket halindeki mülteci botunun önünü başarılı bir şekilde kesti. Operasyonda, yabancı uyruklu 28 düzensiz göçmen ele…

Balık Tezgahlarında Çeşitlilik Azaldı, Fiyatlar Yükseldi: Mezgit 500 Lira!

Zonguldak'ın Alaplı ilçesinde, 15 Nisan'da uygulamaya giren av yasağı, balık tezgahlarındaki çeşitliliği ciddi şekilde azaltmış durumda. Geçtiğimiz yıllarda bu dönemde en az on farklı balık türü bulmak mümkünken, şimdi tezgahlarda yalnızca mezgit hâkimiyet kurmuş durumda. Azalan av miktarı nedeniyle kültür balıkları öne çıkmaya başladı. Batı Karadeniz bölgesinde sınırlı imkanlarla avlanan balıkçı tekneleri, günlük ortalama 10 ila 20 kasa mezgit yakalayabiliyor. Balıkçı Veysel Yazgan, mevcut av miktarının işletme giderlerini karşılamakta yetersiz kaldığını belirtti. Mezgitin kilogram fiyatı, bir ay öncesine kadar 300 TL civarındayken, şu anda 500 TL'ye kadar yükseldi. Diğer popüler balık çeşitleri arasında yer alan hamsi 200 TL, çupra ve…

Edirne’deki Gereksiz Araziler Lavanta Tarlalarına Dönüşüyor

Edirne’nin Lalapaşa ilçesinde, daha önce otlarla kaplı ve tarıma elverişsiz olarak değerlendirilen araziler, yapılan projelerle lavanta tarlalarına dönüştü. Şimdi bu araziler, görsel güzellikleri ve ekonomik potansiyelleri ile dikkat çekiyor. Kadınların öncülüğünde gerçekleştirilen bu projede, Lalapaşa Kadın Emeği Girişimciler Kooperatifi, ilçedeki altı farklı noktada lavanta üretimi yapıyor. Kooperatif yetkilileri, verimsiz olarak görülen arazilerin artık üretim yapar hale geldiğini belirtiyor. Lavanta yetiştiriciliği sayesinde atıl arazilerin ekonomiye kazandırılması, alternatif tarım yöntemlerinin geliştirilmesi ve yerel üreticilere yeni gelir kaynakları sağlanması hedefleniyor. Üretilen lavantaların, tarımsal üretim ve katma değerli ürünler aracılığıyla bölge ekonomisine önemli katkılar sağlaması bekleniyor. Mor renkteki lavanta tarlaları, görsel zenginlik sunarak sadece…

Perge Antik Kenti’nde Şok Edici Bulgu: Roma’nın İnfaz Yöntemleri Ortaya Çıktı!

Antalya'nın Aksu ilçesinde bulunan ve UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi'nde yer alan Perge Antik Kenti'nde, gerçekleştirilen kazılarda hayret verici bulgulara ulaşılmıştır. 1. yüzyılda inşa edilen büyük stadyumun, Roma döneminde amfi tiyatroya dönüştürülerek vahşi hayvanların infazları için kullanıldığı tespit edilmiştir. "Geleceğe Miras" projesi kapsamında yürütülen bu çalışmalar, Roma dönemine ait ceza ve eğlence kültürü hakkında çarpıcı detaylar sunmaktadır. Kazılar sırasında, stadyumun kuzey kısmının bir duvarla çevrilerek amfi tiyatroya dönüştürüldüğü ve bu alanda "giyotin kapı" tekniğiyle çalışan özgün bir hayvan salım mekanizmasının oluşturulduğu belirlenmiştir. Vahşi hayvanların kafeslerle stadyuma getirildiği ve bu mekanizma aracılığıyla mahkumların infaz edildiği gösterilerde kullanıldığı düşünülmektedir. Perge Kazı Başkan…

Silivri’de Yangın Korkusu: Otomobil Alev Alev Yanarak Kullanılamaz Hale Geldi

Silivri'de meydana gelen olayda, seyir halindeki bir otomobil alevler içinde kaldı ve tamamen demir yığınına dönüştü. Yangın, 16 Mayıs 2026 tarihinde, sabah saat 03.30 civarında Çayırdere Mahallesi'nde başladı. Henüz nedeni belirlenemeyen yangını fark eden sürücü, hemen aracını yol kenarına çekerek itfaiye ekiplerine haber verdi. Olay yerine intikal eden itfaiye ve polis ekipleri, yangının büyümesini önlemek için hızlı bir şekilde müdahalede bulundu. Polis ekipleri, çevrede güvenlik önlemleri alarak trafiği kontrol altına aldı. İtfaiye ekipleri, yangına kısa sürede müdahale ederek alevleri söndürdü. Ancak, alevlerin etkisiyle otomobil tamamen kullanılmaz hale geldi. Olay anı, çevrede bulunan bir vatandaşın cep telefonu kamerasıyla kaydedildi ve yangının…

Albert Einstein’ın 104 Yıl Önce Yazdığı İki Not, 72 Milyon Liraya Satıldı

Albert Einstein, 1922 yılında Japonya'nın başkenti Tokyo'daki ünlü Imperial Hotel'de kalırken, otel görevlisine yazdığı iki not ile tarihe geçti. Nobel Fizik Ödülü'nü kazandığı gün, bahşiş vermek için parası olmadığı için iki kağıt üzerinde düşüncelerini kaleme alan Einstein, bu notların gelecekte büyük bir değere sahip olacağını tahmin etmişti. Yüzyıllar sonra, 2017'de Kudüs'teki bir açık artırmada bu notlar 1,38 milyon euroya (yaklaşık 72 milyon lira) satıldı. Einstein’ın kağıtları, sadece yüksek fiyatlarıyla değil, aynı zamanda derin anlamlarıyla da dikkat çekiyor. İlk notunda, "Sakin ve mütevazı bir yaşam, sürekli huzursuzlukla gelen başarı arayışından daha fazla mutluluk getirir." diyerek, dışsal başarıların iç huzur sağlamadığına dair…

Cumartesi Anneleri 1103. Haftada Halil ve Kasım Alpsoy’un Akıbetini Sordu

Cumartesi Anneleri, 1103. haftasında Halil ve Kasım Alpsoy’un kayboluşunun peşinde durarak "Kasım ve Halil Alpsoy'a ne oldu?" sorusunu gündeme getirdi. 1994 yılında gözaltına alındıktan sonra 18 gün sonra cansız bedeni bulunan Halil Alpsoy ile aynı yıl işkenceye maruz kalıp kendisinden haber alınamayan kuzeni Kasım Alpsoy'un durumu, bu haftaki buluşmada tekrar vurgulandı. Kayıp yakınları, 1995 yılından bu yana Galatasaray Meydanı’nda yürüttükleri oturma eylemine devam ederek, kamuoyuna seslenmek için bir araya geldi. 1103. haftada, Kasım ve Halil Alpsoy'un akıbeti üzerine yapılan açıklamada, Adalet Bakanlığı'na yönelik önemli bir çağrı yapıldı. Kayıp yakınları, bakanlık bünyesinde kurulmuş olan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın, yalnızca…

CHP’li Gökçe Gökçen, Ümit Erkol’un Tutukluluğunu Eleştirdi: “Siyasi Nedenlerle Tutuklandı”

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, Aliağa Cezaevinde tutuklu bulunan CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'u ziyaret etti. Ziyaretin ardından Gökçen, Erkol'un tutukluluğu hakkında önemli açıklamalarda bulundu. "Son bir ay içinde tutuklanan Ümit Erkol, hala herhangi bir somut suçlamayla karşılaşmadı" diyen Gökçen, "İddianamesiz tutukluluk, bir kişinin 'suçlusun' denilmesi ve bunun sonucunda aylarca suçlamaların detaylarını öğrenemeden kendini aklama çabasına girmesi demektir. Açıkça ifade etmek gerekirse, Ümit Erkol'un tutuklanmasının nedeni, Cumhuriyet Halk Partisi Ankara İl Başkanı olmasıdır" şeklinde konuştu. Gökçen, Türkiye'de tutuksuz yargılamanın yasalar gereği esas olduğunu vurgulayarak, "Parti üyelerimiz, yol arkadaşlarımız ve başkanlarımız yargılanmaktan korkmuyor. 'Yargılanalım, ancak tutuksuz…

İmamoğlu Operasyonu Ekonomi Üzerinde Savaş Kadar Yıkıcı Etkiler Yaratmış

Merkez Bankası, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasıyla başlayan operasyonun ekonomiye olan etkilerini detaylı bir şekilde inceledi. İlgili çalışmada, İmamoğlu ismi geçmeden yapılan değerlendirmelerde, operasyonun sonuçlarının ekonomi açısından İran savaşı kadar yıkıcı olduğu belirlendi. Yusuf Arslan tarafından 16 Mayıs 2026 tarihinde kaleme alınan habere göre, Merkez Bankası'nın "Dışsal şok dönemlerinde döviz talebi: 2025-2026 analizi" başlıklı çalışması, İmamoğlu operasyonunun yarattığı ekonomik dalgalanmaların, savaşın etkileriyle benzerlik taşıdığını ortaya koydu. İki dönemde de yabancı yatırımcıların Türkiye'den hızlı bir şekilde çekildiği gözlemlenirken, yerli yatırımcıların dövize olan talebinin ise İmamoğlu operasyonu sırasında savaş döneminden daha fazla olduğu kaydedildi. Çalışmada, İmamoğlu…

Geleceğin En Kazançlı 5 Mesleği: Zenginlik Kapılarını Aralayan Alanlar

Yapay zeka destekli analizler, geleceğin en yüksek gelir sağlayacak mesleklerini gün yüzüne çıkardı. Teknoloji odaklı alanların yanı sıra beklenmedik meslekler de listede dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu mesleklerin ortak niteliğinin 'hızla değişime ayak uydurabilme yeteneği' olduğunu belirtiyor. **VERİ BİLİMCİLERİ HER ZAMAN ZİRVEDE** Veri işleme sistemlerinin artan önemi nedeniyle veri bilimcilerine duyulan ihtiyaç her geçen gün katlanarak büyüyor. Büyük firmalar, müşteri davranışlarını analiz ederek daha etkili stratejiler geliştirmek için milyonlarca dolarlık yatırımlar yapıyor. Bu nedenle, tecrübeli veri bilimcileri dünya genelinde en yüksek maaşları kazananlar arasında yer alıyor. **SİBER GÜVENLİK UZMANLARINA ARTAN TALEP** Dijital dünyadaki büyüme ile birlikte siber saldırıların da artması, siber…

Akbelen Direnişçisi Esra Işık Cezaevi Koşullarını Açıkladı

Akbelen direnişinin öne çıkan simgelerinden biri olan Esra Işık, cezaevinde geçirdiği süre boyunca yaşadığı zorlu koşulları dile getirdi. Tahliyesinin ardından Nefes gazetesine konuşan Işık, tutuklanmasının ardındaki siyasi nedenlere dikkat çekerek, cezaevi deneyimini anlattı. "Şirketlere karşı çıktığım için tutuklandım," diyen Işık, yaşadıklarının yalnızca kendisine değil, hak mücadelesi veren tüm bireylere mesaj niteliği taşıdığını vurguladı. Cezaevindeki ilk günlerde karşılaştığı ağır koşulları anlatan Işık, "İlk bir hafta boyunca ıslak ve soğuk beton zemin üzerinde, tuvalet kapısının önünde yatmak zorunda kaldım," ifadeleriyle yaşadığı zorluğu aktardı. Koğuş koşullarının kötü olduğunu belirten Işık, 14 kişilik bir koğuşta 25 kişinin kaldığını, bu durumun temel ihtiyaçların karşılanmasını güçleştirdiğini…