Senoz Vadisi’nde Doğa ve Tarih İç İçe: Unutulmaz Bir Keşif

Senoz Vadisi’nde Doğa ve Tarih İç İçe: Unutulmaz Bir Keşif 29 Nisan 2026 tarihinde Trabzon / Abdulvahap Uludüz / Yeniçağ Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği, Rize’nin Çayeli İlçesi’nde doğa ve tarih tutkunları için bir gezi düzenledi. Etkinlik, Trabzon’un eski Tarım İl Müdürü Ali Çankaya’nın rehberliğinde gerçekleştirildi. İlk durak olarak Çayeli Ahmet Hamdi İshakoğlu Doğal Yaşam Müzesi belirlendi.

Ali Çankaya, müzede yaptığı konuşmada, “Çayeli Kültür Merkezi’nin hemen yanında, 200 metrekarelik bir alanda tamamen ahşap işçiliğiyle inşa edilen bu müze, Doğu Karadeniz insanının tarih boyunca karşılaştığı zorlukları ziyaretçilere aktarmayı amacı gütmektedir. Müze, tarım ve günlük yaşamda kullanılan, yerel kültürün zenginliğini yansıtan ve günümüzde unutulmaya yüz tutmuş tarihi eşyalara ev sahipliği yapıyor. Bu eserlerin, yöre halkına, gelecek nesillere ve ilçeye gelen misafirlere tanıtılması hedefleniyor. Müzemizin fikir babası olan merhum iş insanı Ahmet Hamdi İshakoğlu’nu saygıyla anıyor, diğer ilçelerimizde de benzer girişimlerin hayata geçirilmesini umuyoruz” dedi.

Müzeye adım attığımızda, güler yüzü ve yöresel kıyafetleriyle bizleri karşılayan Malik Safi kardeşimiz, yörenin kültürü, geçmiş yaşam tarzı ve müzede sergilenen eserler hakkında detaylı bilgiler vererek gezimizi daha da anlamlı hale getirdi. Çayın Başkenti olarak bilinen Çayeli, çay kokulu yamaçları, coşkun akan şelaleleri ve damak çatlatan lezzetleri ile dolu bir yerdir. Çay bahçeleri, dağları zümrüt yeşili bir halı gibi kaplarken, Ağaran Şelalesi’nin coşkulu suları gezimize katılan dostlarımıza masalsı bir atmosfer sundu. Senoz Vadisi ise yeşilin her tonunu gözler önüne serdi.

Dünya çapında ünlü kuru fasulyesi ile tanınan Çayeli, “Çayelili Hüsrev” gibi markalarla gastronomi merkezi haline gelmiştir. M.Ö. 700’lü yıllara kadar uzanan tarihi, eski kemer köprüleri ve zengin kültürel dokusuyla Karadeniz’in sıcaklığını hissettiriyor. Çayeli, yağmurun berekete, yeşilin çaya, derelerin şelaleye dönüştüğü huzurlu bir limandır.

Müzeyi ziyaret ettikten sonra, Ağaran Şelalesi’nin muhteşem manzarası eşliğinde çay ve kahve molası verdik. Bazı arkadaşlarımız çıplak ayak şelalenin serin sularına girerken, etrafındaki çimlere ve toprağa basarak vücutlarındaki stresi atarak huzur buldular. Cengiz Akyüz ustamızın sazının melodileri eşliğinde, Alim Uzun ve Arif Azak’ın seslendirdiği yöresel türkülerle birlikte şelalenin yanındaki atmosferde coşku dolu anlar yaşadık. Bu unutulmaz geziye katılan tüm dostlarımıza teşekkür ederim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir